Randevu Al
Demans, yalnızca unutkanlık anlamına gelmez. Bellek kaybının yanı sıra düşünme, dikkat, planlama, problem çözme, dil, yön bulma ve günlük yaşam becerilerinde bozulmaya yol açabilen bir durumdur. Bu değişiklikler kişinin günlük yaşamını ve bağımsızlığını belirgin şekilde etkilemeye başladığında demanstan söz edilir.
Alzheimer hastalığı ise demansın en sık nedenlerinden biridir. Ancak her demans Alzheimer değildir. Damar hastalıklarına bağlı demans, Lewy cisimcikli demans, frontotemporal demans, Parkinson hastalığına bağlı demans ve başka nörolojik hastalıklar da demansa neden olabilir.
Bu nedenle unutkanlık yaşayan her kişiye “Alzheimer” demek doğru değildir. Doğru tanı için ayrıntılı nörolojik değerlendirme gerekir.
Bu rehberin amacı, demans veya Alzheimer hastalığı tanısı alan kişilerin ve yakınlarının hastalığı daha iyi anlamalarına, günlük yaşamı daha güvenli ve düzenli hale getirmelerine ve hastalığın ilerleyen dönemlerine hazırlıklı olmalarına yardımcı olmaktır.
Demans, beynin bilişsel işlevlerinde ortaya çıkan ve kişinin günlük yaşamını etkileyen ilerleyici ya da bazı durumlarda tedavi edilebilir bir bozukluk tablosudur.
Bilişsel işlevler yalnızca hafızadan ibaret değildir. Beynin;
gibi çok sayıda işlevini kapsar.
Bu nedenle demansın ilk belirtisi her zaman unutkanlık olmayabilir.
Bazı kişilerde önce para yönetimi bozulabilir, bazı kişilerde konuşma ve kelime bulma güçlüğü ortaya çıkabilir, bazı kişilerde kişilik ve davranış değişiklikleri ön plana çıkabilir.
Alzheimer hastalığı, beynin özellikle bellek ve düşünme işlevlerinden sorumlu bölgelerinde zaman içinde ilerleyen değişikliklere neden olan nörodejeneratif bir hastalıktır.
Hastalığın biyolojik özellikleri arasında beyinde beta-amiloid birikimleri ve tau proteininin anormal birikimi önemli yer tutar. Bu değişiklikler sinir hücrelerinin ve aralarındaki bağlantıların zaman içinde zarar görmesine yol açar.
Alzheimer hastalığı uzun yıllar boyunca yalnızca “yaşlılık unutkanlığı” olarak değerlendirilmiştir. Oysa normal yaşlanma ile Alzheimer hastalığı aynı şey değildir.
Normal yaşlanmada zaman zaman isim veya kelime unutmak, bir eşyanın yerini hatırlayamamak veya bir randevuyu kaçırmak mümkün olabilir. Ancak kişi daha sonra hatırlayabilir ve bu durum günlük yaşamını sürekli olarak bozmaz.
Alzheimer hastalığında ise unutkanlık giderek belirginleşir, tekrarlayıcı hale gelir ve zaman içinde kişinin bağımsızlığını etkilemeye başlar.
Yaş ilerledikçe hafıza ve işlem hızında bazı değişiklikler ortaya çıkabilir. Önemli olan unutkanlığın varlığından çok, unutkanlığın niteliği ve günlük yaşama etkisidir.
Örneğin;
“Telefonumu nereye koyduğumu hatırlamıyorum ama biraz sonra buluyorum.”
normal yaşlanmada görülebilir.
Buna karşılık;
“Telefonu nereye koyduğumu sürekli unutuyorum, ailem defalarca söylemesine rağmen hatırlamıyorum ve sonunda telefonumu nasıl kullanacağımı da karıştırıyorum.”
daha ayrıntılı değerlendirme gerektiren bir durumdur.
Özellikle şu değişiklikler önemsenmelidir:
Bu bulguların bir veya birkaçının ortaya çıkması mutlaka Alzheimer hastalığı anlamına gelmez. Ancak nörolojik değerlendirme yapılmasını gerektirebilir.
Evet.
Demans belirtilerinin arkasında Alzheimer hastalığı dışında birçok neden bulunabilir.
yer alabilir.
Bu nedenle unutkanlık şikâyeti olan kişinin değerlendirilmesi yalnızca bir “hafıza testi” yapılmasından ibaret değildir.
Bazı nedenler tedavi edilebilir veya düzeltilebilir olduğundan, doğru tanı büyük önem taşır.
Alzheimer hastalığı genellikle yavaş başlar.
İlk dönemlerde kişi günlük yaşamını büyük ölçüde bağımsız sürdürebilir. Hatta bazı kişiler yaşadıkları sorunları çevresindekilerden daha erken fark eder.
Başlangıçta özellikle yakın geçmişe ait bilgileri öğrenme ve hatırlama zorlaşabilir.
Örneğin kişi;
Zaman içinde yalnızca bellek değil, diğer bilişsel işlevler de etkilenebilir.
Kişinin alışveriş yapması, para yönetmesi, yemek hazırlaması, ilaçlarını düzenli alması veya toplu taşıma kullanması zorlaşabilir.
Hastalığın ilerleyen dönemlerinde kişisel bakım ve temel günlük aktiviteler için de yardıma ihtiyaç duyulabilir.
Ancak hastalığın seyri her kişide aynı değildir. Belirtilerin ortaya çıkış şekli ve ilerleme hızı kişiden kişiye değişebilir.
Alzheimer tanısı tek bir testle konulmaz.
Doktor öncelikle hastanın ve mümkünse bir yakınının anlatımından;
değerlendirir.
Daha sonra bilişsel değerlendirme ve nörolojik muayene yapılır.
Gerekli durumlarda;
kullanılabilir.
Son yıllarda kan biyobelirteçleri de Alzheimer değerlendirmesinde önemli bir gelişme haline gelmiştir. Özellikle p-tau gibi Alzheimer patolojisiyle ilişkili biyobelirteçlerin hassas yöntemlerle ölçülmesi, tanısal sürecin geleceğinde önemli bir yer tutmaktadır.
Ancak bir kan testinin tek başına “Alzheimer var” veya “Alzheimer yok” şeklinde yorumlanması doğru değildir. Sonuçların kişinin yaşı, belirtileri, bilişsel değerlendirmesi ve diğer incelemelerle birlikte ele alınması gerekir.
Alzheimer hastalığında erken tanı yalnızca ilaç başlamak için önemli değildir.
Erken dönemde;
Ayrıca günümüzde Alzheimer hastalığının erken evrelerinde hastalığın ilerleme hızını bir ölçüde yavaşlatmayı hedefleyen yeni tedaviler bulunmaktadır. Bu tedaviler herkese uygun değildir ve uygulanmadan önce ayrıntılı değerlendirme gerekir.
Alzheimer tedavisini iki ana başlık altında düşünmek gerekir:
Donepezil, rivastigmin ve galantamin gibi ilaçlar bazı Alzheimer hastalarında bilişsel belirtilerin ve günlük işlevlerin desteklenmesine yardımcı olabilir.
Memantin ise özellikle orta ve ileri evrelerde veya uygun hastalarda kullanılabilen bir başka tedavi seçeneğidir.
Bu ilaçların etkisi kişiden kişiye değişebilir. Amaç çoğu zaman hastalığı tamamen ortadan kaldırmak değil, mevcut bilişsel ve işlevsel kapasiteyi mümkün olduğunca korumaktır.
İlaçların başlanması, dozunun değiştirilmesi veya kesilmesi mutlaka doktor tarafından yapılmalıdır.
Alzheimer tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden biri, hastalığın altında yatan biyolojik süreçlerden biri olan beta-amiloidi hedefleyen tedavilerin kullanıma girmesidir.
Lecanemab ve donanemab, erken Alzheimer hastalığında, uygun hastalarda hastalıkla ilişkili bilişsel gerilemenin ilerleme hızını azaltmayı hedefleyen anti-amiloid tedavilerdir.
Ancak bu tedaviler “Alzheimer'ı iyileştiren ilaçlar” olarak değerlendirilmemelidir.
Tedavilerin belirli hasta gruplarında, hastalığın belirli evrelerinde kullanılması gerekir. Ayrıca tedavi öncesinde Alzheimer patolojisinin doğrulanması ve tedavi sırasında düzenli takip gerekir.
Bu ilaçların önemli risklerinden biri amyloid-related imaging abnormalities (ARIA) adı verilen ve beyin MR'ında görülebilen ödem veya mikrokanamalar gibi değişikliklerdir. Bu nedenle tedavi sırasında belirli aralıklarla MR kontrolleri yapılması gerekir.
Dolayısıyla yeni nesil Alzheimer tedavileri konusunda karar verirken “yeni ilaç çıktı, herkes kullanmalı” şeklinde yaklaşmak doğru değildir. Hastanın yaşı, hastalığın evresi, biyobelirteçleri, MR bulguları, eşlik eden hastalıkları ve kanama riskleri birlikte değerlendirilmelidir.
Alzheimer tedavisinde ilaçlar önemli olmakla birlikte, tedavi yalnızca ilaçtan ibaret değildir.
Günlük yaşamın düzenlenmesi, fiziksel aktivite, sosyal iletişim, uyku, beslenme, damar risk faktörlerinin kontrolü ve güvenli bir çevrenin oluşturulması da bakımın önemli parçalarıdır.
Hipertansiyon, diyabet, yüksek kolesterol ve diğer damar risklerinin kontrol altında tutulması genel beyin sağlığı açısından önemlidir. Düzenli fiziksel aktivite, sağlıklı beslenme, iyi uyku ve sosyal bağlantıların korunması da beyin sağlığını destekleyen yaşam tarzı unsurlarıdır.
Demans tanısı konulduktan sonra kişinin mümkün olduğunca hareketsiz hale gelmesi doğru değildir.
Yaşa ve kişinin sağlık durumuna uygun düzenli fiziksel aktivite;
katkı sağlayabilir.
Yürüyüş, basit denge egzersizleri, germe hareketleri ve uygun kuvvetlendirme egzersizleri kullanılabilir.
Ancak egzersiz programı kişinin kalp-damar hastalıkları, ortopedik sorunları, denge bozukluğu ve düşme riski dikkate alınarak belirlenmelidir.
Amaç bir sporcu gibi antrenman yapmak değil, mümkün olduğunca hareketli ve bağımsız kalmaktır.
Beyni aktif tutmak önemlidir. Ancak “her gün zor bulmaca çözmek Alzheimer'ı önler” gibi kesin ifadeler doğru değildir.
Bunun yerine kişinin hoşlandığı ve yapabildiği etkinliklerin günlük yaşamın parçası haline getirilmesi daha anlamlıdır.
Örneğin;
uygun etkinlikler olabilir.
Burada amaç kişiyi sınava sokmak değildir.
“Bak bunu da unutmuşsun.”
“Bunu bile yapamıyorsun.”
gibi ifadeler kişinin özgüvenini azaltabilir.
Etkinlik kişinin mevcut kapasitesine uygun olmalı ve mümkün olduğunca başarı hissi yaratmalıdır.
Demans ilerledikçe kişi sosyal ortamlardan uzaklaşabilir.
Bazen unutkanlığından utanır, bazen konuşmakta zorlanır, bazen de çevresindekilerin davranışlarından rahatsız olduğu için insanlarla görüşmek istemez.
Bu nedenle aile, hastanın sosyal yaşamını mümkün olduğunca korumaya çalışmalıdır.
Aile ziyaretleri, arkadaşlarla görüşme, kısa geziler, park yürüyüşleri veya kişinin daha önce sevdiği aktiviteler sürdürülebilir.
Kalabalık ve gürültülü ortamlar bazı kişilerde huzursuzluğu artırabileceğinden, kişinin daha rahat olduğu zaman ve ortamlar tercih edilmelidir.
Demans hastalarında beslenme zaman içinde önemli bir sorun haline gelebilir.
Kişi yemek yemeyi unutabilir, aynı yiyeceği tekrar tekrar isteyebilir, alışveriş ve yemek hazırlama becerileri bozulabilir veya ilerleyen dönemlerde yutma güçlüğü gelişebilir.
Genel olarak dengeli ve çeşitli beslenme tercih edilmelidir.
Sebze ve meyveler, tam tahıllar, baklagiller, uygun miktarda protein kaynakları ve sağlıklı yağların yer aldığı bir beslenme düzeni tercih edilebilir.
Yeterli sıvı alımı da önemlidir.
Özellikle yaşlı kişilerde susama hissi azalabileceği için su içme alışkanlığı takip edilmelidir.
Kilo kaybı, yemek yemeyi reddetme, sık öksürme veya yemek sırasında boğulma hissi ortaya çıkarsa doktor değerlendirmesi gerekir.
Alzheimer hastalarında uyku sorunları sık görülür.
Gece uyanma, gündüz aşırı uyuma, gece dolaşma ve gece-gündüz ritminin bozulması hem hasta hem de yakını için zorlayıcı olabilir.
Gündüz mümkün olduğunca aktif olmak, düzenli saatlerde yatıp kalkmak, gün içinde uzun süreli uyuklamaları azaltmak ve akşam saatlerinde fazla uyarandan kaçınmak yardımcı olabilir.
Uyku bozukluğu belirginse yalnızca uyku ilacı vermek çözüm değildir.
Horlama, nefes durması, huzursuz bacak belirtileri veya başka bir uyku bozukluğu varsa bunların ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Demans hastasıyla iletişim, bakımın en önemli parçalarından biridir.
Kişi bir bilgiyi unutmuş olabilir; ancak duygusal yaklaşımı ve kendisine nasıl davranıldığını çoğu zaman hissedebilir.
Bu nedenle;
Kişi yanlış bir bilgi söylediğinde her zaman düzeltmek veya tartışmaya girmek gerekmez.
Örneğin;
“Annem biraz önce geldi.”
diyen bir kişiye;
“Annen yıllar önce öldü, bunu kaç kere söyleyeceğim?”
demek yerine;
“Anneni özlemiş gibisin. Onunla ilgili bir şey mi hatırladın?”
şeklinde yaklaşmak daha uygun olabilir.
Amaç her zaman gerçeği kanıtlamak değil, kişinin güvenliğini ve duygusal rahatlığını korumaktır.
Alzheimer hastalığında zaman zaman şüphecilik, huzursuzluk, öfke, ağlama, bağırma veya saldırgan davranışlar ortaya çıkabilir.
Bu davranışlar çoğu zaman hastanın bilinçli olarak aileyi üzmek istemesinden kaynaklanmaz.
Ağrı, kabızlık, idrar yolu enfeksiyonu, uykusuzluk, susuzluk, çevredeki değişiklikler veya kullanılan ilaçlar davranış değişikliğini tetikleyebilir.
Bu nedenle yeni başlayan veya hızla artan davranış değişikliklerinde öncelikle tıbbi nedenler araştırılmalıdır.
Örneğin birkaç ay boyunca sakin olan bir hastanın birdenbire ciddi biçimde huzursuzlaşması yalnızca “Alzheimer ilerledi” şeklinde değerlendirilmemelidir.
Enfeksiyon, metabolik bozukluk, ilaç yan etkisi veya başka bir akut hastalık söz konusu olabilir.
Bazı demans türlerinde görsel veya işitsel halüsinasyonlar görülebilir.
Kişi olmayan bir insanı gördüğünü söyleyebilir veya evde biri varmış gibi konuşabilir.
Bu durumda kişiyle sert biçimde tartışmak genellikle yararlı değildir.
“Öyle bir şey yok, saçmalama.”
demek yerine, kişinin korkmuş veya huzursuz olup olmadığına bakılmalıdır.
Ancak halüsinasyonlar yeni başladıysa, hızla arttıysa veya beraberinde bilinç değişikliği, ateş, ciddi huzursuzluk gibi belirtiler varsa tıbbi değerlendirme gerekir.
Demans ilerledikçe ev güvenliği giderek daha önemli hale gelir.
Özellikle;
risk oluşturabilir.
Banyo ve tuvalette kaymayı önleyici düzenlemeler yapılmalı, gece kalkmaları için yeterli aydınlatma sağlanmalıdır.
İlaçlar mümkünse düzenli bir sistemle hazırlanmalı ve gerektiğinde yakınının kontrolünde verilmelidir.
Evde yapılacak küçük değişiklikler, kişinin bağımsızlığını korurken kazaların önlenmesine yardımcı olabilir.
Araç kullanımı Alzheimer hastalığında hassas bir konudur.
Erken dönemde kişi bazı durumlarda araç kullanmaya devam edebilir. Ancak dikkat, karar verme, yön bulma ve tepki verme becerileri zaman içinde etkilenebilir.
Özellikle;
gibi durumlar ortaya çıkıyorsa araç kullanımı yeniden değerlendirilmelidir.
Bu konuda hasta ile aile arasında tartışma çıkması sık görülür. Konu mümkün olduğunca erken dönemde doktorla konuşulmalı ve kişinin güvenliği önceliklendirilmelidir.
Alzheimer hastalığında para yönetimi ve finansal karar verme becerileri erken dönemde bozulabilir.
Kişi;
Bu nedenle hastalık ilerlemeden önce aile içinde finansal konuların nasıl yönetileceğinin konuşulması önemlidir.
Hastanın kendi kararlarını verebildiği dönemde geleceğe yönelik bakım, mali ve hukuki tercihlerinin konuşulması daha sağlıklı olur. İleri aşamalarda kişinin karar verme kapasitesi azalabileceğinden, bu konuların önceden planlanması aile açısından büyük önem taşır.
Hastalığın erken dönemlerinde kişi banyosunu yapabilir, giyinebilir ve kişisel bakımını sürdürebilir.
Zaman içinde bu işlemlerin sırası karışabilir.
Örneğin kişi;
Bu durumda bütün işi kişinin yerine yapmak yerine, yapabildiği kısmı kendisinin yapmasına izin vermek önemlidir.
Bağımsızlık tamamen ortadan kaldırılmamalıdır.
Yardım gerektiğinde yardım edilmeli; ancak hastanın yapabileceği her şeyin yakını tarafından yapılması kişinin mevcut becerilerinin daha hızlı kaybolmasına neden olabilir.
Demans hastalarında ilaç kullanımı önemli bir güvenlik problemidir.
Kişi;
Bu nedenle ilaçların listesi güncel tutulmalı ve mümkün olduğunda tek bir sistem üzerinden takip edilmelidir.
Birden fazla doktor tarafından verilen ilaçların tamamı doktorla paylaşılmalıdır.
Özellikle uyku ilaçları, sakinleştiriciler ve bazı başka ilaçlar yaşlı kişilerde bilinç bulanıklığı ve düşme riskini artırabileceğinden doktor kontrolü dışında kullanılmamalıdır.
Bu konu özellikle önemlidir.
Alzheimer hastalığı genellikle yavaş ilerler.
Bir kişi günler içinde belirgin biçimde kötüleşmişse bunun yalnızca Alzheimer'ın ilerlemesi olduğu düşünülmemelidir.
Aşağıdaki durumlarda hızlı tıbbi değerlendirme gerekir:
Özellikle saatler veya birkaç gün içinde ortaya çıkan belirgin değişikliklerde enfeksiyon, inme, metabolik sorunlar, ilaç yan etkileri veya başka akut hastalıklar araştırılmalıdır.
Alzheimer ilerledikçe kişi giderek daha fazla yardıma ihtiyaç duyabilir.
Konuşma azalabilir, yakınlarını tanımakta zorlanabilir, yürüyüş ve denge bozulabilir, yemek yeme ve yutma güçleşebilir.
İleri dönemde temel amaç hastalığı tamamen ortadan kaldırmak değil;
güvenliği sağlamak, ağrıyı ve rahatsızlığı azaltmak, beslenmeyi ve bakımı desteklemek, enfeksiyon ve düşme gibi komplikasyonları önlemek ve kişinin onurunu korumaktır.
Hastanın bakım ihtiyaçları arttıkça evde bakım, profesyonel destek veya farklı bakım seçenekleri gündeme gelebilir.
Bu kararların mümkün olduğunca kriz ortaya çıkmadan önce aile içinde konuşulması daha sağlıklıdır.
Alzheimer hastalığı yalnızca hastayı değil, aileyi de etkiler.
Özellikle bakımın büyük bölümünü tek bir kişinin üstlenmesi zaman içinde fiziksel ve duygusal tükenmeye yol açabilir.
Hasta yakını;
yaşayabilir.
Bu durum “yeterince sabırlı değilim” şeklinde yorumlanmamalıdır.
Uzun süreli bakım gerçekten yorucudur.
Aile içinde görev paylaşımı yapılmalı ve mümkün olduğunda bakım sorumluluğu tek bir kişinin üzerine bırakılmamalıdır.
Kısa süreli de olsa bakım desteği almak, kişinin dinlenmesini sağlamak ve sosyal yaşamını sürdürmek bakımın kalitesini de artırabilir.
Demans bakımında önemli bir denge vardır.
Hasta güvenliği sağlanmalı, ancak kişinin yapabileceği şeyler de elinden alınmamalıdır.
Örneğin kişi kendi kıyafetini seçebiliyorsa seçmesine izin verilebilir.
Basit bir sofrayı hazırlayabiliyorsa sofraya katkıda bulunabilir.
Bitkileri sulayabiliyorsa bunu sürdürebilir.
Kısa yürüyüşlere çıkabiliyorsa uygun güvenlik önlemleriyle devam edebilir.
Bu yaklaşım hastanın kendisini hâlâ hayatın içinde hissetmesine yardımcı olur.
Amaç yalnızca hastayı korumak değil, mümkün olan en uzun süre bağımsızlığını ve yaşam kalitesini korumaktır.
Demans bakımında iyi niyetle yapılan bazı davranışlar sorunları artırabilir.
“Bugün günlerden ne?”
“Benim adım ne?”
“Az önce ne söyledim?”
gibi soruları tekrar tekrar sormak hastayı gereksiz yere strese sokabilir.
Her yanlış cevabı düzeltmek gerekli değildir.
Hastanın yapabildiği işleri tamamen üstlenmek bağımsızlığı azaltabilir.
Demans hastasının bilişsel kapasitesi azalmış olsa da yetişkin bir birey olduğu unutulmamalıdır.
Yeni başlayan belirgin bilinç veya davranış değişiklikleri tıbbi değerlendirme gerektirebilir.
Uzun süreli bakımda görev paylaşımı önemlidir.
Hasta yakınlarının günlük yaşamda hatırlaması gereken birkaç temel ilke vardır:
Tartışmak yerine sakinleştirin.
Yapamadığına değil, yapabildiğine odaklanın.
Kısa ve anlaşılır konuşun.
Gerektiğinde aynı bilgiyi tekrar edin.
Günlük yaşamı mümkün olduğunca düzenli tutun.
Ani değişiklikleri önemseyin.
Güvenliği ihmal etmeyin.
Hastanın karar verebildiği konularda görüşünü alın.
Bakım sorumluluğunu mümkün olduğunca paylaşın.
Kendi sağlığınızı da koruyun.
Bu sorunun tek bir cevabı yoktur.
Hastalığın türü, başlangıç yaşı, eşlik eden hastalıklar, bilişsel bozukluğun derecesi, fiziksel durum, depresyon ve uyku sorunları gibi birçok faktör kişinin bağımsızlığını etkiler.
Bazı kişiler uzun süre kendi günlük işlerinin önemli bölümünü sürdürebilirken, bazı kişiler daha erken dönemde yardıma ihtiyaç duyabilir.
Bu nedenle “Alzheimer tanısı konuldu, artık hiçbir şey yapamaz” düşüncesi doğru değildir.
Tanı, kişinin bütün becerilerinin aynı anda kaybolduğu anlamına gelmez.
Önemli olan kişinin mevcut kapasitesini doğru değerlendirmek ve zaman içinde ortaya çıkan değişikliklere göre desteği artırmaktır.
Günümüzde Alzheimer hastalığını tamamen ortadan kaldıran bir tedavi bulunmamaktadır.
Bununla birlikte tedavi seçenekleri giderek gelişmektedir.
Belirtileri destekleyen ilaçların yanı sıra, erken Alzheimer hastalığında hastalığın ilerleme hızını azaltmayı hedefleyen anti-amiloid tedaviler de klinik kullanıma girmiştir.
Bunun yanında Alzheimer araştırmaları; tau proteini, inflamasyon, sinaptik işlev, metabolik süreçler ve başka biyolojik hedefler üzerinde devam etmektedir.
Bu nedenle Alzheimer tedavisinde güncel gelişmeleri takip etmek önemlidir.
Ancak internette veya sosyal medyada ortaya çıkan her “Alzheimer tedavisi bulundu” haberinin bilimsel olarak kanıtlanmış bir tedavi anlamına gelmediği unutulmamalıdır.
Hayır. Unutkanlığın birçok nedeni olabilir. Alzheimer bunlardan yalnızca biridir.
Hastalık yaşla birlikte daha sık görülür ancak daha genç yaşlarda da başlayabilir. Genç yaşta başlayan unutkanlık özellikle ayrıntılı şekilde değerlendirilmelidir.
Hastalığın erken döneminde bazı kişiler bağımsız yaşayabilir. Ancak güvenlik, ilaç kullanımı, yemek hazırlama, para yönetimi ve araç kullanımı gibi alanlar düzenli olarak değerlendirilmelidir.
Gerektiğinde hatırlatma yapılabilir. Ancak sürekli sınamak ve hatalarını düzeltmek yararlı değildir.
Yeni bilgileri hafızada tutmakta zorlandığı için aynı soruyu kısa süre sonra yeniden sorabilir. Bu genellikle bilinçli olarak yapılan bir davranış değildir.
İletişim güçlüğü, çevresel değişiklikler, ağrı, yorgunluk, uykusuzluk, enfeksiyon veya kendini ifade edememe gibi birçok neden olabilir.
Uygun fiziksel durumdaysa düzenli hareket ve egzersiz teşvik edilmelidir. Egzersiz kişinin yaşına, denge durumuna ve diğer hastalıklarına göre planlanmalıdır.
Dengeli ve çeşitli beslenme önemlidir. Tek bir “Alzheimer diyeti” veya mucizevi bir besin bulunmamaktadır.
Eksiklik varsa ilgili vitaminin yerine konması önemlidir. Ancak eksiklik olmadığı halde vitamin veya takviye kullanmanın Alzheimer'ı tedavi ettiği gösterilmiş değildir.
Hastalığın erken döneminde bazı kişiler araç kullanmaya devam edebilir. Ancak bilişsel ve görsel-uzaysal işlevler bozuldukça sürüş güvenliği yeniden değerlendirilmelidir.
Evet. Özellikle erken Alzheimer hastalığında beta-amiloidi hedefleyen lecanemab ve donanemab gibi tedaviler hastalığın ilerleme hızını azaltmayı hedeflemektedir. Ancak bunlar her hasta için uygun değildir ve özel değerlendirme ve takip gerektirir.
Demans ve Alzheimer hastalığı yalnızca unutkanlıktan ibaret değildir.
Hastalık ilerledikçe hafıza, dikkat, düşünme, dil, yön bulma, davranış ve günlük yaşam becerileri etkilenebilir. Bu nedenle Alzheimer tedavisi de yalnızca ilaç reçete etmekten ibaret olmamalıdır.
Doğru tanı, uygun tedavi, düzenli takip, fiziksel aktivite, sağlıklı yaşam alışkanlıkları, sosyal iletişim, güvenli bir ev ortamı ve bilinçli hasta yakınlığı birlikte ele alınmalıdır.
Erken tanı, hem tedavi seçeneklerinin değerlendirilmesi hem de geleceğin planlanması açısından önemlidir. Günümüzde Alzheimer hastalığını tamamen ortadan kaldıran bir tedavi bulunmasa da, hastalığın belirtilerini yönetmeye ve uygun hastalarda ilerlemeyi yavaşlatmaya yönelik tedaviler giderek gelişmektedir.
Hasta yakınının görevi hastanın her işini onun yerine yapmak değildir.
Asıl amaç;
hastanın güvenliğini sağlamak, yapabildiği işleri mümkün olduğunca sürdürmesine yardımcı olmak, bağımsızlığını korumak ve yaşam kalitesini mümkün olduğunca yüksek tutmaktır.
Ve belki de en önemlisi:
Alzheimer hastalığı ile yaşayan kişi yalnızca hastalığından ibaret değildir.
Hastalığın ilerleyen dönemlerinde bile kişinin geçmişi, duyguları, alışkanlıkları, tercihleri ve onuru vardır. İyi bakım, yalnızca hastalığı yönetmek değil, insanı korumaktır.
Nöroloji Uzmanı
Bu makalede yer alan bilgiler, güncel literatür ve kılavuzlardan yararlanılarak Prof. Dr. Hulusi Keçeci tarafından hazırlanmıştır. İçerik hasta-hekim ilişkisinin yerini almaz, bilgilendirme amaçlıdır.
0542 3675477
Rumeli Plaza, Nişantaşı, Rumeli Cd. No:22 Kat 3, 34394 Şişli/İstanbul
Randevu Al